MÜSİAD MERSİN ŞUBE BAŞKANI KAYAN, ÇUKUROVA HAVZASI İÇİN KONUŞTU

KAYAN: “ÇUKUROVA HAVZASI İÇİN ŞEHİRLERİN BİRBİRİYLE DEĞİL, BİRLİKTE YARIŞTIĞI KALKINMA MODELİ GELİŞTİRİLMELİ”

Gündem Yayın: 08 Temmuz 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 08.07.2026 12:58:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
22 okunma
Takip EtGoogle News

MÜSİAD MERSİN ŞUBE BAŞKANI KAYAN, ÇUKUROVA HAVZASI İÇİN KONUŞTU

KAYAN: “ÇUKUROVA HAVZASI İÇİN ŞEHİRLERİN BİRBİRİYLE DEĞİL, BİRLİKTE YARIŞTIĞI KALKINMA MODELİ GELİŞTİRİLMELİ”

MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay ekseninde şekillenen Çukurova Havzası’nın yalnızca tek tek şehirlerin kalkınma gündemi üzerinden ele alınamayacağını belirterek, bölgenin ortak geleceğini esas alan stratejik bir bölgesel kalkınma planına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çukurova bölgesine yapılan her yatırımın, bölgedeki tüm şehirlere yapılmış yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kayan, firmaların ve şehirlerin önce kendi üretim, ticaret, yatırım, ihracat ve kurumsal kapasitelerini güçlendirmesi, ardından bu gücün Çukurova Havzası ölçeğinde birlikte büyüme modeline dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Kayan, hedefin şehirlerin birbiriyle değil, birlikte yarıştığı, rekabetin şehirler arasında değil ortak kalkınma gücüyle daha büyük pazarlara taşındığı bir model olması gerektiğini belirtti.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Çukurova Havzası’nın Türkiye ekonomisi açısından yüksek potansiyel taşıyan stratejik bir bölgesel kalkınma alanı olduğunu belirtti. Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay’ın üretim, sanayi, ticaret, yatırım, lojistik, tarım ve ihracat kabiliyetleriyle aynı ekonomik havzanın güçlü parçaları olduğunu ifade etti. Kalkınma yaklaşımının yalnızca il bazlı gündemler üzerinden şekillenmesinin bölgenin gerçek kapasitesini sınırladığını söyleyen Kayan, Çukurova Havzası’nın ortak geleceğini önceleyen daha güçlü, daha bütüncül ve daha uygulanabilir bir ekonomik yol haritasına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay ekseninde şekillenen Çukurova Havzası’nın yalnızca tek tek şehirlerin kalkınma gündemi üzerinden okunamayacağının altını çizen Başkan Kayan, “Mesele, bu şehirlerin ayrı ayrı hedefleri kadar, aynı havza içinde ortak geleceği nasıl planlayacağımızdır. Bu bölgenin ekonomik potansiyeli, şehirlerin birbirinden kopuk çabalarıyla sınırlı kalmamalı, ortak bir stratejik kalkınma anlayışıyla daha büyük bir değere dönüştürülmelidir” dedi.

“YEREL GÜÇ BÖLGESEL BÜYÜMEYE DÖNÜŞMELİ”

Kayan, bölgesel kalkınmanın sağlam bir zemine oturması için şehirlerin ve firmaların önce kendi kapasitelerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Kayan üretim altyapısı, ticaret hacmi, yatırım ortamı, ihracat kabiliyeti, finansmana erişim, insan kaynağı ve kurumsallaşmanın bu sürecin temel başlıkları olduğunu belirtti. Kayan, “Firmalarımız ve şehirlerimiz önce kendi üretim, ticaret, yatırım, ihracat ve kurumsal kapasitelerini güçlendirmelidir. Ancak bu tek başına nihai hedef değildir. Asıl hedef, yerelde oluşan bu gücün Çukurova Havzası ölçeğinde birlikte büyüme modeline dönüşmesidir. Güçlü firmalar güçlü şehirleri, güçlü şehirler de birlikte hareket eden güçlü bir havza ekonomisini ortaya çıkarır” ifadelerini kullandı.

REKABET DEĞİL, ŞEHİRLERARASI TAMAMLAYICILIK

Çukurova Havzası’nda kalkınma modelinin şehirler arası rekabet üzerine değil, şehirler arası tamamlayıcılık üzerine kurulması gerektiğini belirten Kayan, bölgedeki her ilin sanayi, üretim, ticaret ve yatırım açısından ciddi bir birikime sahip olduğuna dikkat çekti.

Kayan, şehirlerin birbirinin alternatifi gibi değil; aynı ekonomik değer zincirinin birbirini güçlendiren halkaları olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

“Çukurova Havzası’nın geleceğini şehirler arası rekabet diliyle kuramayız. Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay aynı ekonomik havzanın birbirini tamamlayan güçlü şehirleridir. Burada esas mesele, hangi şehrin öne çıkacağı değildir. Esas mesele, şehirlerin sahip olduğu üretim, ticaret, yatırım, ihracat ve kurumsal kapasitenin ortak kalkınmaya nasıl taşınacağıdır. Bu nedenle birbiriyle değil, birlikte yarışan şehirler anlayışıyla rekabeti değil, şehirler arası tamamlayıcılığı esas alan bir kalkınma modeli oluşturulmalıdır.”

HAVZA ÖLÇEĞİNDE STRATEJİK PLANLAMA ŞART

Kayan, Çukurova Havzası’nın yalnızca mevcut ekonomik hareketliliğiyle değil, gelecekte üstlenebileceği rolüyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başkan Kayan, bölgenin sanayi alanları, organize sanayi bölgeleri, liman bağlantıları, demiryolu ve karayolu hatları, enerji altyapısı, depolama kapasitesi, tarımsal üretim, dış ticaret kanalları ve ihracat hedeflerinin aynı kalkınma perspektifi içinde planlanması gerektiğini ifade etti.

Parçalı planlama anlayışının yatırım kararlarını, üretim verimliliğini ve bölgesel rekabet gücünü sınırladığını belirten Kayan, havza ölçeğinde hazırlanacak stratejik kalkınma planının kamu, yerel yönetimler, iş dünyası, üniversiteler, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının ortak aklıyla şekillenmesi gerektiğini kaydetti.

Başkan Kayan, “Sanayi planlamasını lojistikten, lojistiği limanlardan, ihracat hedeflerini üretim kapasitesinden, yatırım ortamını da kurumsal altyapıdan bağımsız ele alamayız. Çukurova Havzası için güçlü bir kalkınma planı, bütün bu başlıkları aynı ekonomik sistemin parçaları olarak değerlendirmelidir. Ortak plan yoksa potansiyel dağınık kalır. Dağınık potansiyel ise büyük bir ekonomik sıçramaya dönüşemez” diye konuştu.

FİRMALARIN KURUMSAL KAPASİTESİ KRİTİK EŞİK

MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, bölgesel kalkınma modelinin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı görülemeyeceğini belirterek, firmaların kurumsal kapasitesinin de bu sürecin merkezinde yer alması gerektiğini söyledi.

Üretim kabiliyetini artıran, ihracata yönelen, yeni pazarlara erişen, teknoloji kullanımını geliştiren, verimlilik yatırımı yapan ve kurumsal yapısını güçlendiren işletmelerin Çukurova Havzası’nın rekabet gücünü doğrudan artıracağını ifade eden Kayan, özel sektör ölçek büyütmeden bölgesel kalkınma hedeflerinin kalıcı başarıya ulaşamayacağını vurguladı.

Kayan, “Bölgesel kalkınmanın sahadaki taşıyıcısı firmalardır. Firmalar üretimden ihracata, finansmandan insan kaynağına, teknolojiden kurumsallaşmaya kadar güçlenirse şehirler de güçlenir. Bu güç, havza ölçeğinde ortak bir stratejiyle buluştuğunda Çukurova Havzası daha yüksek katma değer üreten, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir ekonomik yapıya kavuşur” dedi.

BİRLİKTE BÜYÜME MODELİ TÜRKİYE EKONOMİSİNE DEĞER KATAR

Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay’ın ortak ekonomik geleceğinin güçlü bir planlama disipliniyle ele alınması halinde Çukurova Havzası’nın Türkiye ekonomisi içinde daha etkin bir konuma ulaşabileceğini belirtti.

Birlikte büyüme modelinin yalnızca bölge illeri için değil, Türkiye’nin üretim, ticaret, yatırım ve ihracat kapasitesi açısından da stratejik sonuçlar doğuracağını söyleyen Başkan Kayan, şunları kaydetti:

“Çukurova Havzası’nın ortak geleceği, şehirlerin birbirini tüketen bir rekabet anlayışıyla değil, birbirini tamamlayan kapasitesini büyüten bir modelle kurulmalıdır. Şehirlerin ayrı ayrı sahip olduğu güç, birlikte hareket edildiğinde bölgesel bir kalkınma ivmesine dönüşür. Bu anlayışla hazırlanacak stratejik plan, hem Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay için hem de Türkiye ekonomisi için daha güçlü bir değer üretir.”

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.