KOCAMAZ, TASFİYESİNE KARAR VERİLEN BAZI YATIRIM FONLARI HAKKINDA KONUŞTU
İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, 294 Sıra Sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin 8. Maddesi Üzerine İYİ Parti Grubu Adına Söz Alarak TBMM’de Bir Konuşma Yaptı.

KOCAMAZ, TASFİYESİNE KARAR VERİLEN BAZI YATIRIM FONLARI HAKKINDA KONUŞTU
İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, 294 Sıra Sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin 8. Maddesi Üzerine İYİ Parti Grubu Adına Söz Alarak TBMM’de Bir Konuşma Yaptı.
Milletvekili Kocamaz’ın konuşması:
“Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,
294 Sıra Sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin 8. Maddesi üzerine İYİ Parti Grubumuz adına söz aldım. Yüce Meclisi ve Aziz Milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli Milletvekilleri,
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, kâğıt üzerinde 131 yatırım fonunun tasfiye sürecini düzenleyen teknik bir düzenleme gibi görünürken, meselenin özü bundan çok daha büyüktür. Yaşanan bu asrın soygununda yüz binlerce vatandaşımızın birikimi,konusundasermaye piyasalarımıza duyulan güven ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğu söz konusudur.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Vatandaşımızın mağduriyetinin giderilmesine, kaybolan değerlerin geri kazanılmasına ve tasfiye sürecinin hızla tamamlanmasına elbette karşı değiliz.
Bizim itirazımız, bu kadar büyük bir krizin yalnızca tasfiye işlemleriyle geçiştirilmeye çalışılmasınadır. Oysa paranın nasıl geri ödeneceği kadar, bu noktaya nasıl gelindiğinin ve bu soygunda kimlerin olduğunun da açıklığa kavuşturulması gerekir.
Sayın Milletvekilleri,
Peki, bu kadar çok sayıda denetim mekanizması varken riskler nasıl büyümüş, şüpheli işlemler nasıl zamanında önlenememiştir? Yatırımcı sayıları ve işlem hacimleri olağan dışı biçimde artarken hangi kurum neyi görmüş, hangi tedbiri almış veya hangi uyarıları dikkate almamıştır?
Bu soruların cevabını almadan aynı kurumlara geniş tasfiye yetkileri vermek, eksiklikleri gidermek yerine mevcut sorunları daha da derinleştirebilir.
Değerli Milletvekilleri,
Bir diğer önemli mesele, yatırımcılar arasında adaletin nasıl sağlanacağıdır. Küçük yatırımcıya öncelik verilmesini elbette anlıyoruz.
Ancak suça karışmamış, işletmesinin nakdini değerlendirmek amacıyla bu fonlara yatırım yapmış vatandaşlarımızı da göz ardı edemeyiz, etmemeliyiz. Bir yatırımcıyı korurken diğer masum yatırımcıyı belirsiz sürelerle bekletmek adalet değildir.
Aynı şekilde, gerçeğe aykırı fiyatlamalardan olağanüstü kazanç elde ederek tasfiye öncesinde fondan çıkan kişilerin iade yapmasının gönüllülüğe bırakılmasını da kabul etmek mümkün değildir. Hukuka aykırı kazançların geri alınması, kişilerin vicdanına değil, objektif ölçütlere ve yargısal güvencelere dayanmalıdır.
Tasfiye yetkileri, varlıkların satışı, fonlar arasında kaynak dağıtımı ve yatırımcı alacaklarının hesaplanması açık ve net olarak bir kurala bağlanmalıdır. Aksi takdirde bugün mağduriyeti gidermek için çıkarılan kanun, yarın yeni mağduriyetlerin ve uzun yargı süreçlerinin sebebi olabilir. Biz ayrıca Meclis araştırması yapılmasını, geçmiş dönemdeki idari ve siyasi sorumlulukların ortaya çıkarılmasını, kurumların düzenli olarak Meclise bilgi vermesini ve bağımsız denetimin güçlendirilmesini istiyoruz. Unutulmamalıdır ki devletin görevi yalnızca kriz çıktıktan sonra zararı tasfiye etmek değil, o krizin oluşmasının önüne geçmektedir.
Sizler her fırsatta Allah, din, kitap diyerek siyaset yapıyor, hak, hukuk ve adaletten bahsediyor, oylarını alıyor fakat yaşattığınız bu tür olaylarla, insanları dininden soğutuyorsunuz. Sizler bunları hiç mi duymuyor, hiç mi rahatsız olmuyorsunuz?
Sonuç olarak; biz sizden vatandaşımızın hakkını koruyan, hukuka aykırı kazançları geri alan, kamu görevlilerinin sorumluluğunu araştıran ve benzer olayların tekrarını önleyen düzenlemeler bekliyoruz. Ancak hesap verebilirliği eksik bırakan, geniş takdir yetkileri tanıyan ve hukuki belirsizlikler taşıyan bir düzenlemeyi yeterli bulmuyoruz.
İYİ Parti olarak talebimiz açıktır: Önce şeffaflık, sonra hesap verebilirlik ve her aşamada adalet! Diyor Yüce Meclisi ve Aziz Milletimizi saygıyla selamlıyorum.”



