TARSUS TİCARET BORSASI’NDAN ÖNEMLİ UYARI!

“SU’DA İFLAS EDİYORUZ”

Gündem Yayın: 23 Ocak 2026 - Cuma - Güncelleme: 23.01.2026 10:20:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
100 okunma
Takip EtGoogle News

TARSUS TİCARET BORSASI’NDAN ÖNEMLİ UYARI!

“SU’DA İFLAS EDİYORUZ”

Başkan Mustafa Teke: “Su krizi artık bir çevre sorunu değil, doğrudan gıda ve yaşam güvenliği meselesidir”

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan son rapor, dünyada tatlı su kaynaklarının yenilenme sınırının aşıldığını ve insanlığın geri dönüşü son derece zor olan “küresel su iflası” sürecine girdiğini açıkça ortaya koymuştur. Raporda, Türkiye’den Konya Ovası küresel risk altındaki bölgeler arasında özel bir başlıkla yer almıştır.

BM verilerine göre, küresel su kullanımının yaklaşık yüzde 70’i tarımsal sulamada gerçekleşmekte, bu suyun yüzde 40’ı ise kendini yenileyemeyen derin yer altı havzalarından çekilmektedir. Bu durum yalnızca su kaynaklarını değil, doğrudan küresel gıda arz güvenliğini de tehdit etmektedir. Mevcut kullanım alışkanlıklarının sürmesi halinde, hem tarımsal üretimin hem de gıda tedarik zincirlerinin ciddi bir çöküş riskiyle karşı karşıya kalacağı vurgulanmaktadır.

YER ALTINDAKİ SU TÜKENİYOR, YER KÜRE ÇÖKÜYOR

Raporda, yer altı sularının aşırı kullanımına bağlı olarak dünya kara yüzeyinin yaklaşık yüzde 5’inde toprak çökmesi (subsidence) yaşandığı belirtilmektedir. Bu durum yalnızca susuzluk değil, aynı zamanda geri dönüşü olmayan jeolojik hasarlar anlamına gelmektedir. Uzmanlar, çöken yer altı havzalarının bir daha su tutma kapasitesine kavuşamayacağına dikkat çekmektedir.

KENTLER “SIFIRINCI GÜN” TEHDİDİ ALTINDA

Birleşmiş Milletler, büyük şehirlerin giderek “Sıfırıncı Gün (Zero Day)” olarak tanımlanan, su şebekelerinin tamamen işlevsiz hale gelme riskine yaklaştığını bildirmektedir. Bazı ülkelerde başkentlerin taşınmasının dahi tartışılmaya başlanması, krizin ulaştığı boyutu açıkça göstermektedir.

KONYA OVASI HİDROLOJİK İFLASIN EŞİĞİNDE

Raporda Türkiye’ye ilişkin bölümde, Konya Ovası’nın küresel risk listesinde yer aldığı açıkça belirtilmiştir. Bölgede yer altı su seviyesinin her yıl ortalama 1–2 metre düştüğü, bu çekilmeye bağlı olarak 700’ü aşkın obruk oluştuğu ve bazı obrukların 30 metreyi aşan derinliklere ulaştığı ifade edilmektedir. BM, kontrolsüz sulama uygulamalarının ve mevcut tarım modelinin bu koşullarda sürdürülemez olduğunu vurgulamaktadır.

KURAKLIĞA DAYANIKLI TARIM VE GIDA POLİTİKALARI ZORUNLULUKTUR

Başkan Mustafa Teke, raporun ortaya koyduğu verilerin artık zorunlu bir dönüşüme işaret ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Su krizine rağmen hâlâ yüksek su tüketen ürün desenlerinde ısrar edilmesi, hem tarımı hem de geleceğimizi riske atmaktadır. Kuraklığa dayanıklı, suyu daha verimli kullanan bitki türlerinin yetiştirilmesi; mercimek, nohut, sorgum, arpa gibi az su isteyen ürünlerin yaygınlaştırılması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Aynı şekilde toplumun gıda tüketim alışkanlıkları da bu gerçekliğe göre yeniden şekillenmelidir.”

2030 UYARISI: SU VE GIDA KAYNAKLI GÖÇ

BM projeksiyonlarına göre, 2030 yılına kadar küresel su talebi mevcut arzın yüzde 40 üzerine çıkacaktır. Bu dengesizliğin sürmesi halinde, 700 milyon insanın su ve gıda kaynaklı nedenlerle göç etmek zorunda kalabileceği öngörülmektedir.

SORUN SADECE İKLİM DEĞİL, YÖNETİM

BM raporu, krizin temel nedeninin yalnızca iklim değişikliği olmadığını, su yönetimindeki yanlış politikaların belirleyici rol oynadığını açıkça ortaya koymaktadır. “Su iflası, ne kadar suya sahip olduğunuzla değil, suyu nasıl yönettiğinizle ilgilidir” tespiti, tüm karar vericiler için güçlü bir uyarı niteliği taşımaktadır.

Birleşmiş Milletler, “su iflası” kavramının resmî politika belgelerinde açık biçimde tanınması, suyu daha da zayıflatacak projelerin yeniden değerlendirilmesi ve bilim temelli, sürdürülebilir su ve tarım politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulunmaktadır.

Başkan Mustafa Teke, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Su tükenirse tarım biter, tarım biterse gıda biter. Bugün alınmayan her önlem, yarın çok daha ağır bedeller olarak karşımıza çıkacaktır."

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.