MERSİN MİLLETVEKİLİ GÜLCAN KIŞ, İKTİDARIN ORTA VADELİ PROGRAMI’NI (OVP) ELEŞTİRDİ

CHP’Lİ GÜLCAN KIŞ: “OVP BİR EKONOMİ PROGRAMI DEĞİL, İKTİDARIN VATANDAŞI FAKİRLEŞTİRME BELGESİDİR”

Siyaset Yayın: 19 Ocak 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 19.01.2026 13:27:00
Editör -
Okuma Süresi: 6 dk.
102 okunma
Takip EtGoogle News

MERSİN MİLLETVEKİLİ GÜLCAN KIŞ, İKTİDARIN ORTA VADELİ PROGRAMI’NI (OVP) ELEŞTİRDİ

CHP’Lİ GÜLCAN KIŞ: “OVP BİR EKONOMİ PROGRAMI DEĞİL, İKTİDARIN VATANDAŞI FAKİRLEŞTİRME BELGESİDİR”

ANKARA – CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın Orta Vadeli Programı’nı (OVP) eleştirdi. Kış, “İktidar ‘kriz var’ diyerek OVP’yi şişirdi, vatandaştan fazla vergi topladı; emekliye, çalışana, çiftçiye vermediği parayı faize ödedi” dedi.

OVP hedefi tutmadı, bütçe açığı 409 milyar TL daha düşük çıktı

OVP’de 2025 yılı için 2 trilyon 208 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığının, yıl sonunda 1 trilyon 799 milyar TL olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Gülcan Kış, aradaki 409 milyar TL’lik farkın “iyi yönetim” iddiasıyla açıklanamayacağını söyledi. Kış, bütçe açığının OVP tahmininin altında kalmasının, bütçe harcamalarının tahmin edilenden 38 milyar TL düşük gerçekleşmesi ve bütçe gelirlerinin büyük kısmı vergi gelirlerinden olmak üzere tahminlerin 369 milyar TL üzerine çıkmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

Bu tablonun, iktidarın vatandaşı bir gelir kapısı olarak gördüğünü ortaya koyduğunu belirten Kış, “Vergi gelirleri hedefin çok üzerine çıkmış, buna karşın sosyal harcamalar kısılmış. Yani bütçe açığı kapanırken fatura vatandaşa kesilmiş. Vatandaş daha fazla vergi ödemiş ama karşılığında daha az kamu hizmeti almıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu fark iyi yönetimden değil, bilinçli bir tercihten kaynaklanıyor” diyen Kış, “İktidar bütçeyi dengelemek için vatandaşı sıkmış, emeğiyle geçinenleri bir vergi kaynağına indirgemiştir” ifadelerini kullandı.

“Para yok” denilen emekliye kaynak bulunmadı, faize rekor ödeme yapıldı

Gülcan Kış, iktidarın emekli aylıklarıyla ilgili talepleri “bütçe olanakları” gerekçesiyle geri çevirdiğini anımsatarak, aynı dönemde faiz ödemelerindeki artışa dikkat çekti. 2025 yılında bütçe harcamaları içinde en hızlı artışın yüzde 61,7 ile faiz ödemelerinde gerçekleştiğini, faiz ödemelerinin yıllık bazda ilk kez 2 trilyon 54 milyar TL seviyesini aştığını kaydeden Kış, şunları söyledi:

“Emekliye ‘para yok’ denilen yıl, faize rekor kaynak aktarıldı. Emekliye verilmeyen her kuruş, faiz kaleminde büyüdü. Bu bir zorunluluk değil, tercihtir.”

OVP sapmasına rağmen revizyon yok, sorumluluk yok

Kış, OVP’nin normalde orta vadeli bir yol haritası olması gerektiğini, ancak mevcut tabloda hedef ve gerçekleşmeler arasında ciddi farklar oluştuğunu vurguladı. Açık tahminlerinin tutmadığını, gelir ve harcama projeksiyonlarının da gerçekleşmediğini belirten Kış, buna rağmen herhangi bir revizyon yapılmadığını söyledi.

“Ne revizyon var, ne sorumluluk, ne de siyasi bedel” diyen Kış, “OVP artık bir ekonomi programı değil; vatandaşa kemer sıkmayı, zamları ve fedakârlığı kabul ettirmek için kullanılan bir korku belgesine dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.

Rezervlerdeki düşüş ve 20 milyar dolarlık ‘net hata ve noksan’

Döviz rezervlerine ilişkin verileri de değerlendiren Kış, son bir yıllık dönemde 24,1 milyar dolarlık net dış finansman girişi olmasına rağmen döviz rezervlerinde 19,4 milyar dolarlık azalma yaşandığını hatırlattı. Kış, bu farkın “net hata ve noksan” kalemiyle açıklandığını anımsatarak, bunun ciddi bir güven sorununa işaret ettiğini söyledi.

“Halka ‘rezervler artıyor’ algısı sunulurken, ülkeye gelen dövizin ülkede tutulamadığı görülüyor. Bu tablo, sermaye çıkışının ve güvensizliğin açık göstergesidir” değerlendirmesinde bulundu.

Borç azalıyor gibi görünüyor, ancak batık kredi büyüyor

Kış, vatandaşın borçluluğuna ilişkin rakamların da yanıltıcı okunmaması gerektiğini belirtti. Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 2–9 Ocak haftasında 18,6 milyar TL azalarak 5 trilyon 976 milyar TL’ye gerilediğini, varlık yönetim şirketlerine olan borçlarla birlikte toplam finansal borcun 6 trilyon 77 milyar TL’yi bulduğunu hatırlattı.

Aynı dönemde bankaların tahsil edemediği batık kredilerin 603 milyar TL’yi aştığını, bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise 249,8 milyar TL’ye yükseldiğini vurgulayan Kış, “Vatandaş borcunu ödediği için değil, ödeyemediği için borç azalıyor. Bu bir rahatlama değil, derinleşen bir krizdir” dedi.

Faiz yükseliyor, enflasyon düşmüyor

Faiz oranlarıyla ilgili verileri de paylaşan Kış, ihtiyaç kredisi faizinin yüzde 63,53’e, ihtiyaç, konut ve taşıt kredilerinin oluşturduğu ortalama bireysel kredi faizinin ise yüzde 60,39’a çıktığını belirtti. Buna karşın tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının 2025’te yüzde 36,01 arttığını, bazı ürün gruplarında artış oranlarının çok daha yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.

“Faiz artıyor ama enflasyon düşmüyor. Bu politika çalışmıyor, fakat bedeli vatandaşa ödetiliyor” dedi.

“Bu bir bütçe sorunu değil, tercih sorunu”

Açıklamasının sonunda Gülcan Kış, mevcut tablonun bir kaynak yetersizliğinden değil, siyasi tercihlerden kaynaklandığını vurgulayarak, “Kaynak var ama emekliye, çalışana, üreticiye değil; faize ve yanlış politikalara gidiyor. Bu tercih Türkiye’yi fakirleştiriyor” ifadelerini kullandı.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.